Giyilebilir teknoloji dünyasında hareketlilik hiç bitmiyor ve her yıl “Acaba bu sefer gerçekten devrimsel bir şey gördük mü?” sorusu zihnimizi meşgul ediyor. Akıllı saatler artık sadece adımlarımızı sayan ya da bildirimlerimizi gösteren basit aksesuarlar olmaktan çıktı; bileğimizdeki en büyük kişisel asistanımız haline geldi. Tam da bu süreçte, giyilebilir teknolojinin dev ismi Samsung’un en taze amiral gemisi lansmanı sonrası teknoloji masamıza çok özel bir konuk geldi. Evet, teknoloji tutkunlarının merakla beklediği yeni akıllı saat Samsung Galaxy Watch9 nihayet inceleme ofisimize ulaştı!
Kutuyu açtığım ilk anda dürüst olmak gerekirse içimden hafif bir “Acaba Dejavu mu yaşıyorum?” düşüncesi geçmedi değil. Eğer kolunuzda bir Galaxy Watch8 varsa ya da yakın zamanda incelediyseniz, tasarım anlamında neredeyse ikiz bir cihazla karşı karşıya olduğunuzu rahatlıkla söyleyebilirim. Ancak teknoloji dünyasında her şey dış görünüşten ibaret değildir, değil mi? Bazen en büyük devrimler ve heyecan verici yenilikler gözle görülmeyen o minik çiplerin ve işlemcilerin içinde saklıdır. Bu yüzden yeni akıllı saat modelini sadece tasarımına bakarak yargılamak büyük bir haksızlık olur.

Kutudan neler çıkıyor ve ilk izlenimler nasıl?
Samsung, kutu içeriği tarafında sadelikten şaşmamış. Son derece minimalist ve sade bir kutu tasarımıyla karşılaşıyoruz. Kutuyu açtığınızda sizi cihazın kendisi, klasik silikon kordonu ve Type-C bağlantısına sahip manyetik şarj kablosu karşılıyor.
Pazara iki farklı boyut seçeneğiyle giren bu yeni akıllı saat, kullanıcıların bilek yapısına göre 40 mm ve 44 mm versiyonlarıyla sunuluyor. 40 mm’lik model Krem (Cream) ve Grafit (Graphite) renk seçenekleriyle gelirken, 44 mm’lik biraz daha büyük boyuttaki versiyon ise Grafit ve Gümüş (Silver) renkleriyle raflardaki yerini alıyor. Avrupa fiyatlandırmasına baktığımızda 40 mm versiyonun 400 Euro, 44 mm versiyonun ise 490 Euro civarında bir etiketle piyasaya sürüleceğini görüyoruz. Satışların ise Ağustos ayının ilk haftasında başlaması planlanıyor.

Tasarımsal açıdan baktığımızda; alüminyum kasa yapısı, AMOLED ekranı koruyan safir kristal cam, IP68 su ve toz dayanıklılığı, 5 ATM derinlik direnci ve askeri düzeydeki MIL-STD-810H dayanıklılık sertifikaları aynen korunmuş. Yıllardır sporseverlerin ve klasik saat meraklılarının özlemle aradığı o fiziksel dönen çerçeve (rotating bezel) ya da döner kurma kolu bu modelde de ne yazık ki mevcut değil. Ancak kasa kalitesi ve bilekte duruşu açısından bu yeni akıllı saat kesinlikle premium hissettirmeyi başarıyor.
Asıl devrim kaputun altında saklı
Gelelim cihazın en can alıcı noktasına. Tasarım aynı kalabilir ama performans tarafında işler oldukça değişmiş durumda. Samsung, bu modelinde gücünü yepyeni Snapdragon Wear Elite yonga setinden alıyor. İşte bu detay, cihazı seleflerinden ayıran en kritik nokta.

Şahsi deneyimlerime dayanarak söylemeliyim ki, akıllı saatlerdeki takılma, uygulama açılışlarındaki gecikme veya arayüzdeki mikro takılmalar en büyük keyif kaçırıcı unsurdur. Yeni yonga seti sayesinde cihazın arayüz geçişleri tabiri caizse yağ gibi akıyor. Uygulamalar göz açıp kapayıncaya kadar açılıyor ve yapay zekâ odaklı sağlık/fitness takip özellikleri çok daha hızlı işleniyor. Eğer gün boyunca yoğun bir şekilde bildirim alan, saat üzerinden yön tarifi alan ya da antrenman takibi yapan biriyseniz, bu yeni akıllı saat modelindeki donanımsal sıçramayı ilk dakikadan itibaren fark edeceksiniz.
Batarya ömrü sonunda yüzleri güldürebilecek mi?
Akıllı saat kullanıcılarının internette en çok aradığı, forumlarda saatlerce tartıştığı ve en çok dert yandığı konu şüphesiz batarya performansıdır. “Saat güzel ama her gece şarja takmak zorundayım” şikayetini etrafınızda defalarca duymuşsunuzdur. İşte tam bu noktada Samsung batarya kapasitelerinde de ufak ama etkili dokunuşlar yapmış.
40 mm’lik modelde batarya kapasitesi 325 mAh seviyesinden 390 mAh seviyesine çıkarılmış ki bu boyut için oldukça ciddi ve hissedilir bir artış. 44 mm’lik modelde ise batarya 445 mAh kapasiteye yükseltilmiş. İlk bakışta 44 mm’lik modeldeki artış çok büyük görünmeyebilir ancak Snapdragon Wear Elite işlemcisinin sağladığı verimlilikle birleştiğinde, günlük kullanımda bariz bir pil tasarrufu sağlanacağı kesin. Bu durum, teknoloji severlerin aradığı o uzun kullanım süresi beklentisine olumlu bir yanıt veriyor. Priz arama stresini bir nebze olsun azaltan yeni akıllı saat, gün boyu aktif kalan ekranla bile kullanıcısını yarı yolda bırakmayacak gibi duruyor.

Kimler bu modeli satın almalı?
Şimdi eğri oturup doğru konuşalım. Eğer kolunuzda halihazırda bir Galaxy Watch8 varsa, sadece görsel bir değişim arıyorsanız bu modele geçmek sizin için çok elzem olmayabilir. Eski modelinizi bir yıl daha gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz. Ancak daha eski bir modele (örneğin Galaxy Watch4 veya Watch5) sahipseniz ya da ilk defa premium bir Android akıllı saat deneyimi yaşamak istiyorsanız, bu yeni akıllı saat sizin için biçilmiş kaftan.
Yapay zekâ destekli gelişmiş uyku takibi, nabız ve kanda oksijen ölçümü, stres seviyesi analizi ve antrenman koçluğu gibi konularda oldukça yetenekli bir cihaz var karşımızda. Üstelik Samsung’un bu cihaza tam 5 yıl boyunca güncelleme desteği verecek olması, yaptığınız yatırımın uzun ömürlü olacağını kanıtlar nitelikte.
Sonuç olarak bizi nasıl bir deneyim bekliyor?
Özetlemek gerekirse, Samsung Galaxy Watch9 dışarıdan bakıldığında muhafazakar ve tanıdık bir tasarımla gelse de, içindeki işlemci gücü, optimize edilmiş pil ömrü ve uzun yıllar sürecek yazılım desteğiyle oldukça iddialı.
Kullanıcıların günlük yaşam ritmini yakalayan, sağlık verilerini hassasiyetle analiz eden ve işlemci verimliliğiyle fark yaratan bu yeni akıllı saat, giyilebilir teknoloji pazarında dengeleri değiştirebilir. İnceleme sürecimiz boyunca saatin detaylı pil testlerini, spor modlarındaki doğruluk oranlarını ve yapay zekâ performansını en ince ayrıntısına kadar zorlayacağız. Teknolojirotam takipçileri olarak detaylı inceleme yazımız ve video içeriğimiz için bizi takip etmeye devam edin!
TeknolojiRotam Sadece haber sitesi değil “Ne alacağını söyleyen teknoloji rehberi”